DÜNYAYI BEKLEYEN AYDINLIK GELECEK

İslam dünyasının içinde bulunduğu konum, Türk İslam Birliği'nin tesis edilmesine duyulan acil ihtiyacı ve Türk İslam Birliği'nin oluşturulmasının Müslümanlara ve diğer toplumlara kazandıracağı faydaları açıkça ortaya koymaktadır. Peygamber Efendimiz (sav)'in bazı hadislerinde yer alan bilgiler ve Kuran ayetleri, önümüzdeki dönemin, Allah'ın izniyle, dünya Müslümanları için çok aydınlık olacağını müjdelemektedir. Türk İslam Birliği'nin kurulması da, bu müjdeli dönemin başlangıcını hızlandıracak, yalnızca Müslümanların değil tüm toplumların bolluk ve refah içinde yaşayacakları yepyeni bir dönemin başlangıcı olacaktır. 

Şu anda içinde bulunulan durum, ilk bakışta pek çok olumsuzluk içeriyor gibi görünebilir. Oysa olumsuzluk gibi görünen bu gelişmelerin her biri aslında kutlu bir dönemin habercisidir. Savaşlar, yokluklar, kıtlıklar, dünyanın farklı köşelerinde Müslümanların ezilip zulüm görmesi gibi olaylar, büyük çoğunluğu Peygamberimiz (sav) tarafından 1400 yıl öncesinden haber verilen ahir zaman alametleridir. Bu alametlerin gerçekleşiyor olması, yine Peygamber Efendimiz (sav)'in müjdelediği İslam ahlakının dünyaya hakimiyetinin de yakınlaştığına işaret etmektedir.

Dolayısıyla içinde bulunulan durum Müslümanların ye'se ve ümitsizliğe düşmelerine değil, tam tersine şevk ve heyecanlarının artmasına aracı olmalıdır. Ayrıca iman edenler, Allah'ın rahmetinden asla ümit kesmemeleri gerektiğinin de bilinciyle hareket etmelidirler. Allah, ayetinde şöyle buyurmuştur:

... ve Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez. (Yusuf Suresi, 87)

Nitekim büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi de, ünlü Şam hutbesinde İslam dünyasının içinde bulunduğu koşulları gözler önüne sermiş, ancak bu durum nedeni ile ye'se düşülmesinin çok büyük bir tehlike olacağına dikkat çekerek, İslam'ın aydınlık geleceğini inananlara müjdelemiştir:

Yeis en dehşetli bir hastalıktır ki: Alem-i İslam'ın kalbine girmiş.... o yeistir ki, yüksek ahlakımızı öldürmüş, menfaat-i umumiyeyi bırakıp menfaat-i şahsiyeye nazarımızı hasrettirmiş. Hem o yeistir ki, kuvvet-i maneviyemizi kırmış... Yeis milletlerin en dehşetli hastalığıdır... Korkak, aşağı ve acizlerin şenidir, bahaneleridir... İstikbalin kıtalarında hakiki ve manevi hakim olacak ve beşeri dünyevi ve uhrevi saadete sevk edecek yalnız İslamiyet'tir...

ANA SAYFA

Yazar Hakkında - Diğer Siteler - Email - Üye Ol

BU SİTE HARUN YAHYA'NIN ESERLERİNDEN FAYDALANILARAK HAZIRLANMIŞTIR.
www.harunyahya.org