SAYIN ADNAN OKTAR'IN AFGANİSTAN AYNA GAZETESİ
RÖPORTAJI (Ağustos 2008)

Ben hepsini müjdeliyorum Afgan milletine, Afganlı kardeşlerime, büyük bir Türk İslam Birliği yolda İnşaAllah, en fazla on yıla kadar büyük Türk İslam Birliği oluşacak, bu Türk İslam Birliği içerisinde de bizim yiğit Afganlı kardeşlerimiz de yer alacaklar. Bu büyük topluluğun, bu mübarek topluluğun güzel bir üyesi olacaklar İnşaAllah. Bunun içinde Azerbaycan da olacak, Türkistan da olacak, Türkmenistan da olacak, Doğu Türkistan da olacak, Kazakistan, Kırgızistan hatta Ermenistan Gürcistan, Litvanya hepsini içine alacak İnşaAllah. Mükemmel bir birlik olacak ve bu çektikleri acılar, çileler de inşaAllah onları ruhen ve manen, imanen güçlendirmeye inşaAllah vesile oluyor, derinlik alıyorlar, çile insanları olgunlaştırır, inşaAllah hayır gözüyle baksınlar, Hz. Yusuf nasıl hapishanede olgunlaştıysa, Afgan milleti de bu çileyle olgunlaşıyor, güzelleşiyorlar, derinleşiyorlar, inşaAllah sonu hayır olacak.

Modern ve güzel medreseler kurmak, orada insanları eğitmek, aydınlatmak değil mi, sevgiyi, barışı, kardeşliği, sevecenliği, insancıl olmayı, yardımseverliği, kısaca güzel ahlakı anlatmak ve etrafa yaymak. Bombalamayla din yayılmaz, bilakis ters etki yapar. Terör tamamen zarar verir. Ama bu tarzda bir çalışma dini çığ gibi yayar ve her yere İslam'ın hakim olmasına sebep olur İnşaAllah.

Halk arasında bir tabir vardır. Bir elin nesi var, iki elin sesi var diye. İttifak etmedikten sonra, birleşmedikten sonra, bölünmüşlük, parçalanmışlık, uğursuzluk, bereketsizlik, fakirlik, eziklik ve zillet getirir ve sıkıntı getirir. Bölünmenin sonucu budur. Bölünme olmayacak. Dinimiz bir, dilimiz bir, ırkımız bir, ananelerimiz örfümüz bir. Nasıl ayrı oluruz biz? İnanılır gibi değil yani. Müthiş bir rezalet bu. Akıl alacak gibi değil yani. Yani Azeri kardeşlerimiz geliyor ben konuşuyorum. Birebir kanım soyum canım yani aynı kardeşiz. Yani ha Konya'yı bizden ayırmışlar, ha Eskişehir'i ayırmışlar, ha onları ayırmışlar ha da Afganistan'ı ayırmışlar. Hiç farkı yok. Yani şu an biz birlikte beraber olsak, sınırlar açılsa, Afganistan'a mal satsak, onlar bize gelse, biz orada okullar açsak, onlar burada faaliyet yapsa dev bir medeniyet oluşur. Mükemmel bir medeniyet olur. Her yer bayram yerine döner zibil gibi. Afganistan'ın madenlerini çıkartırız, her yere satarız. Oralara hastaneler açarız. Fabrikalar açarız, güzel tesisler açarız, parklar bahçeler açarız. Bağlık bahçelik yaparız oraları. Böyle olursa kapılar kapalı. Benim petrolüm var size götüremiyorum. Sizin madeniniz var bana getiremiyorsunuz. Benim param var size götüremiyorum. Sizin iş gücünüz var bana getiremiyorsunuz. E bu ne olur. Yani bir vücudu böl parçala kafasını bir yere koyuyorsun, kolunu bir yere koyuyorsun, bacağını bir yere koyuyorsun. Yaşamaz o. Vücudu bütünleştirmek lazım.


SAYIN ADNAN OKTAR'IN AKHABERLER İNTERNET
SİTESİ RÖPORTAJI (2 Kasım 2008)

Türk İslam Birliği bizim anlattığımız. Sevgiye dayalı, ırkçılıktan uzak, büyüklük iddiasından uzak. Büyük olan Allah'dır, biz kuluz. Bütün milletleri seven, onları da koruyup kollayan, Hıristiyanlara, Musevilere kucak açan, onları Türk İslam Birliği'nin içine almak için can atan bir düşünce. Daha önce böyle değildi. Türk Birliği iddiası vardı. Biraz kafatası düşüncesi var içinde. En büyük, en güçlü ırktır, dolayısıyla diğer ırklar hiçtir gibi mantığa götürebiliyorlardı. Halbuki öyle birşey yok. Bütün ırkları Allah yaratıyor. Hepsi bizim kardeşimizdir. Türk İslam Birliği içerisinde Rusya ihya olacaktır. Ermenistan'ın zaten Türk İslam Birliği'nin içerisine girmesini istiyoruz. Gürcistan'ın Türk İslam Birliği içerisine girmesini istiyoruz. Hatta İsrail'in de Türk İslam Birliği içerisine girmesini istiyoruz biz. Bizim Karaim Yahudilerinden bir sürü Türk kardeşimiz var. Velev ki, Türk olmasalar da, Hz. Musa'nın evlatları, Hz. İbrahim'in evlatları, peygamber nesli. Alınlarından öperiz biz onların inşaAllah. Yeter ki Allah'ı coşkuyla sevsinler, yeter ki helale harama dikkat etsinler, yeter ki, peygamberlere, meleklere karşı saygıları, sevgileri devam etsin. Öyle olduktan sonra zaten ayrımız, gayrımız olmaz inşaAllah.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN AKSU TV (MARAŞ)
RÖPORTAJI (20 Kasım 2008)

Bu aynı şey biz Ermenistan için de istiyoruz. Ermenistan'la da vize ve pasaportun kalkmasını istiyoruz. Bölgede bir birlik oluştuğunda zaten bütün bölge ülkeleri için vize ve pasaport kalkacaktır. Suriye için de olacaktır, Irak için de olacak, hatta Fas, Tunus, Cezayir Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan. Bütün bu ülkeler için olacaktır. Böyle bir şeyin olması demek Amerika'nın bölgede terör korkusundan tamamen kurtulması demektir, yani teröre harcadığı bütün harcamaları kaldırması demektir. O zaman onu kendi ekonomisinde kullanacaktır. Şu an muazzam bir genç insan gücünü Afganistan'da Irak'ta ve dünyanın birçok yerinde kullanıyor Amerika, güvenlik açısından.

Amerika silah satma üstüne kurulu değil sistemi, mesela Türkiye silah istiyor, satıyor Türkiye'ye, mesela Arabistan istiyor, Arabistan'a satıyor, Pakistan istiyor, Pakistan'a satıyor. Devletler istiyorlar, yani resmi talep var devletler istediği için, fabrikalar da onu yapıp imal ediyor, ama devletler Amerika'dan biz silah istemiyoruz, bize traktör gönder, dozer gönder, diğer teknik aletleri gönder derse, onu yapar ve silah fabrikaları kapanır, onun yerine o fabrikalar kurulur o zaman, yani devletlerin talebi var. Amerika terörden mutlu olmuyor, yani askerlerinin ölmesinden, kendi vatandaşlarının ölmesinden, Amerika mutlu olmaz. Binlerce kilometre ötede, yani Anadolu tabiriyle, gurbette yaşamaktan Amerika mutlu olmaz, bu onu eğlendiren bir konu değil. Amerika, bir karşılıklı anlaşmazlıktan meydana gelen bir kargaşanın içinde şu an. Halbuki Müslüman ülkeleriyle oturup konuşsa, mesela Türk İslam Birliği konusunda, Amerika makul bir çizgide oturup konuşsa, konu kökünden hallolur, yani teröre kesin dur deneceğini bilirse, bu meselenin tamamen hallolacağını bilirse, Amerika, Türk İslam Birliğini istememesi için hiç bir sebep yok. Çünkü ticari menfaatleri de bunun üstünde. Bütün Türk Aleminin, bütün İslam Aleminin petrolleri, madenleri Amerika'ya satılacaktır, Avrupa'ya satılacaktır. Onlardan teknik alet, edevat alınacaktır, hatta teknik insanlar alınacaktır ve muazzam kazanca sebep olacaktır. Amerika'yı bu kat kat zengin eder. Şu an ekonomisi çökme noktasına geldi Amerika'nın. Bundan mutlu nasıl olsun Amerika, yani iş gücünü sağlayan genç insanlarını, dünyanın her yerine göndermiş durumda ve muazzam ekonomik harcamadan dolayı, ekonomik yönden çöktü Amerika şu an ve çökmeye devam ediyor, yani bu onlar için ideal bir şey değil, akılcı baktığımızda bunu görürüz.

Zaten Amerikan halkı çok sevimlidir, böyle cana yakın, sevecen, şakacı, güler yüzlü, saygın insanlardır. Amerika'da bu eylemi uygulayan mason locaları, asıl hedef alınması gereken kişiler bunlardır. Amerikan mason locaları liderleri yönlendiriyor, baskı unsuru bunlardır ve ateist Siyonistlerdir, Amerika'da bunlar ateist siyonist lobidir. Masonlarla beraber bunlar hem sermaye gücünü, hem beyin gücünü, hem de kilit noktaları tutmuş durumdalar. Bunlar, bu kişileri yönlendiriyor, yoksa George Bush oturduğu yerde, hadi savaş yapalım demesiyle savaş çıkartmaz.

O tarz bir birlik, zaten bunun oluşmaması için hiçbir neden yok; Avrupa Birliği, yani birbirlerinin dilleri ayrı, gelenekleri ayrı, çok rahat bir birliktelik oluşturdular. Bunun oluşmaması için hiçbir neden yok; bizim çünkü geleneğimiz, dinimiz, ırkımız, dilimiz, her şeyimiz aynı. Tabiki birleşeceğiz, tarihi köklerimiz de aynı, geleneklerimiz de aynı. Şu haliyle Türkiye Azerbaycan'la birleşme eğiliminde, ama bu bir isteğin güçlü hali değil, yani tam güçlü hali değil. Bunun böyle aşk derecesinde, kararlılıkla, azimle istenmesi durumunda, gönüllerde bu birlik oluştuğunda, yani o pasaport olayı tamamen bir hikaye haline gelir, yani son derece kolay olur o, yani gönüllerde ve kalpte bunun kararlılığı oluşunca hiçbir kuvvet onu ayıramaz birbirinden, yani oradaki gücün şiddeti çok yüksektir, buna güç yetmez, yani buna hiçbir devletin gücü yetmez. Mesela bizden, Allah esirgesin, zamanında ayırmaya kalkmışlardı değil mi, işgal etmişlerdi Kurtuluş Savaşı döneminde, ne yaptı millet, derhal olaya son verdi, çünkü bir aşk, kararlılık ve azim vardı. Eğer bu azim olmasaydı, bu kararlılık olmasaydı, o işgal devam ederdi.

Bizim anlattığımız Türk Birliğinde, coşkun bir sevgi ve muhabbet var, bütün ülkeleri kucaklayan bir sistem bu. Biz Rusya'ya gümbür gümbür yıkılacak bir ülke gözüyle bakmıyoruz, Rusya kıyamete kadar yaşasın diyoruz biz, güçlü olsun, asil bir devlettir diyoruz Rusya, bir nevi Türk Devletidir aslında; Rusya, çünkü çaka çaka Türk dolu, çaka çaka Müslüman dolu Rusya'da, niye yıkılsın yani. Mesela Ermenistan, o tarz Türkçü kafada, Ermenistan diye bir devlet yok zaten, yani haritadan silinmesi gerekiyor. İsrail diye bir devlet yok, haritadan silinmesi gerekiyor. Böyle deli bir düşünceyi dünyanın hiçbir devleti yaşatmaz ve kabul etmez. Biz bunları yaşatma azmindeyiz; biz Ermenistan'ın, Azerbaycan'ın, İsrail'in, bütün bölgenin kardeşçe ve dostça yaşamasını istiyoruz, ama beyin takımını Türklerin oluşturmasını, yani lider kesimin Türklerden oluşmasını istiyoruz. Çünkü tecrübesi var, güzel ahlaklı bir devlet olduğu için, güzel ahlaklı bir millet olduğu için, Türkiye'nin bu konuda lider olmasını istiyoruz, tecrübeli olduğu için, yoksa kan ve ırk üstünlüğüyle değil.

Biz Avrupa Birliğine gireceğiz, Avrupalıları biz seviyoruz, insan olarak da seviyoruz, varlıklarını da seviyoruz, medeniyetlerini de seviyoruz, kültürlerinin zenginliğini de seviyoruz, ama Türk-İslam Birliğinin lideri olarak ve hiçbir dayatma kabul etmeden biz Avrupa Birliğine gireceğiz ve onlar bize yalvaracaklar, biz zenginliğimizle gireceğiz, biz onlardan para almayacağız girdiğimizde, biz onlara para vereceğiz, maden vereceğiz, petrol vereceğiz, işgücü götüreceğiz, bütün Türk-İslam aleminin zenginliğini onlara sunacağız. Hz. Süleyman gibi gireceğiz biz Avrupa Birliğine, yani Hz. Süleyman biliyorsunuz hediyeyi kabul etmemişti.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET
HABER AJANSI RÖPORTAJI (14 Ağustos 2008)

...İkisinin birleşmesi, iki devlet bir millet olarak birleşmesi bu gecikmiş bir şey zaten, bir an önce olması gerekiyor. Rusya buna bir şey demez çünkü, Rusya'nın lehine olacak bir şey bu Ermenistan'ın da lehine olacak bir şey. Çünkü, bunun sonucunda Ermenistan zengin olacak, rahatlayacak. Şu an fakir Ermenistan ve çok güçsüz. Ekonomik yönden de güçsüz ve sanayileşmesi de çok zayıf ve huzurlu değiller. Yani Ermenistan da bir sıkıntı çok uzun süreden beri devam ediyor. Böyle bir Azerbaycan ile Türkiye'nin birleşmesi durumunda Ermenistan şu halinin kat kat fazlası zengin olur ve çok çok rahat eder. Çünkü, Türkiye orada yatırımlar yapacak, Azerbaycan orada yatırımlar yapacak. Avrupalı yatırımcılar orada yatırımlar yapacaklar ve Ermenistan tanınmayacak şekilde hem zenginleşecek hem ileri gidecek. Sanayide, bilimde, sanatta alabildiğine gelişmiş olacak. Bunu ister Ermenistan. Rusya'nın üstüne bir yük şu an Ermenistan. Yani, Rusya'nın beğeneceği bir durum değil bu ve Türkiye Azerbaycan birleşmesi Rusya'ya ve Ermenistan'a karşı bir tehdit değil bilakis, tehditi ortadan kaldıran onları güvenceye kavuşturan bir sistem. Çünkü biz Rusya'ya da dostuz. Rusya bizim eski dostumuzdur. Yani Rusya ile bizim bir mücadele düşüncemiz yok Türkiye olarak. Düşünmeyiz de; çünkü düşmanlıktan hiçbir şey çıkmaz, hiçbir şey kazanılmaz, dostluktan çok şey kazanılır. Türkiye ile Rusya el ele verse Rus ekonomisi de adeta şahlanır. Ermeni ekonomisi de adeta şahlanır. Türk ekonomisi de şahlanır. Ama düşmanlıklarda ve mücadelede ekonomi kasılır kalır, fakirlik yayılır. Yani, insanların telif gücü kalmaz artık insanların kafası çalışmaz hale gelir. Düşmanlık insanı hasta eder, rahatsız eder.

...

Sivil halk hiçbir zaman için hainlik yapmaz. Daima, masonlar, arkadaki şeytani güçler insanları bu hale getirir. Yani, durduk yere bir insan halk topluluğu, Ermeni topluluğu, gidin şuraya saldırın şeklinde bir şey söylense dahi bunu kabul etmezler ama mecbur edersen, eline silah verirsen, adamları öldürmesen seni öldüreceğim dersen ve kandırılırsa bu insanlar, bunlar işte Türkler sizin kanınızı içecek, şöyle düşmandır, böyle düşmandır diye eğitirsen cahil insanları, zor da kullanarak insanlara karşı yönlendirebilirsin. Bu Ermenilerin bize düşman olduğunu göstermez. Yani bu zoraki yapılmış bir şey, tamamen bir oyun. Ermeni gençleri mesela gelsinler Türkiye'ye, biz oraya gidelim. Öyle bir şey olmaz bunlar zorlama ile olan şeyler. Ve Ermenistan hiçbir zaman için düşmanlık politikasından hoşlanmaz. Halkı da çok rahatsız eder bu. Yani bir insan düşman olduğunda insan gerilir, kasılır hoşuna gitmez bundan, memnun olmaz.

...

İslam en güzel laiklikle yaşanır. En mükemmel laiklikle yaşanır. Laiklik kalktı mı münafıklık devreye girer. Adam Müslüman olmadığı halde Müslümanım demeye başlar o zaman. Zor girer artık, zora dayalı bir din anlayışı girer. Yani diyorlar ya sokak baskısı falan denilen bir şey var. Onun gibi bir şey olur o zaman. Laiklik kalktı mı onun anlamı budur. Laiklikte ne olur. Ermeni açık açık Ermeniliğini anlatır, yaşar, gider kilisesinde ibadetini yapar. Yahudi gider Musevi, sinagogta ibadetini yapar. Hristiyan gider kilisede ibadetini yapar. Müslüman da gider camide namazını kılar. Kimse de kimseye müdahale etmez. Herkes birbirine saygılıdır, sevecendir. Dinsiz de ben dinsizim arkadaş der. Haşa, bizim için kabul edilir bir yanı yok tabi ki ama, yani ateist de diyebilir bunu, mesela bir komünist de ben komünistim diyebilir. İşte laiklik de bunu sağlar. Laiklik kalktı mıydı ne olur? komüniste sorarsın sen nesin? Elhamdülillah Müslümanım diyecek. Şimdi bu din mi bu? Bu münafıklık işte, adamı samimiyetsizliğe ve sahtekarlığa itmiş oluyorsun. Adam açık açık söylesin samimi ve dürüst olarak ben komünistim desin. Ateistim desin ve devlet ona şefkat göstersin, korusun, kollasın, birinci sınıf vatandaş olsun bu insan. Yani inancından düşüncesinden dolayı bir insanı aşağılamak olmaz. Yaşam hakkını elinden almak hiç olmaz. Demokratik haklarını elinden almak hiç olmaz. Çünkü adam dürüst. Allah onu öyle yaratmış inancı o. Allah zaten Kuran'da diyor. Müşrikler olacak diyor. Allah'a inanmayanlar olacak diyor. Var diyor bunlar diyor Allah. Bunu yaratan kim, Allah yaratıyor. İstesem hepinizi dindar yapardım diyor Allah. Şeytandan Allah'a sığınırım. Hepinizi Müslüman yapardım diyor. Bir hikmete binaen Allah onları o şekilde yaratıyor. İşte laikliğin faydası herkese hürriyet getirmesidir. Din ile laiklik tam bir uyum halindedir. Osmanlı döneminde de olmuştur bu, bundan sonra da olacaktır. İnşaAllah

SAYIN ADNAN OKTAR'IN DER SPIEGEL RÖPORTAJI (14 Eylül 2008)

Naziler bir tek Musevileri değil orda birçok insanı katlettiler ve büyük bir kitle katliamı yaptılar ama dindar Musevileri de acımasızca öldürdüler, bunlar tabi ki Darwinist faşistlerin yaptığı acımasız bir uygulama, bu bir gerçek. Ben bunu çok detaylı anlattım. Peygamber soyudur, Hz. İbrahim'in soyundan gelen bir kavimdir Museviler, değerli insanlardır, ben Musevileri çok severim. İshak, Yakup, İsmail, Hz. Yusuf, Süleyman bunlar hep bizim peygamberlerimizdir ve onlar da bu soydan gelmekteler dolayısıyla Musevi soyunu ortadan kaldırmaya kalkanlar Hz. İbrahim'in soyunu ortadan kaldırmaya kalkmış oluyorlar, bir Müslümanın peygamber soyunu ortadan kaldırılmasında sesiz kalması düşünülemez tabi ki tavır koyar, ben de bu konuda şiddetle tavır koyuyorum ve Musevilere karşı halen de baskı yapılmasını, onlara karşı yok etme eylemi yapılmasını, o ülkeden çıkarılmaları için her türlü yapılan eylemi şiddetle kabul etmiyorum ve karşı koyuyorum buna.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN KANAL 5 GAZİANTEP RÖPORTAJI
(20 Eylül 2008)

Amerikan halkı aslında halk olarak çok iyidir. Amerikalılar hoş insanlardır böyle geneli neşeli, dışa dönük, böyle hoş sohbet, sevgiden hoşlanan, hal hatır soran, aydın insanlardır. Masonlar beladır. Amerikan halkının başına vantuz gibi yapışmış bir mason teşkilatı var, milyonlarca sayarız. Benim bildiğim 3 milyon falan. Yani bu çok vahim. Ve nefes aldırmıyorlar bu mazlum millete. Bu Amerikan halkı çok mazlumdur, barışçıldır. Yani öyle meraklısı değil adam nefret eder işgalden yani. İnsanlar, milletler genelde çok mazlumdur, bunları yönlendiren şeytani gücün hedeflenmesi gerekiyor. Masonluğu kimse aklına getirmiyor. Amerikalılar şöyle, Amerikalılar böyle. Amerikalılar niye böyle yapsın kardeşim. Tertemiz insanlar, mazlum insanlar. Onu yöneten ve cebren oraya yollayanlara sen bak. Emrediyor adama, zorla gönderttiriyor. Adam öldürmekten kim zevk alır? Amerikalı niye gidip savaşmak istesin orada adam. Adamları doldurdular gemilere, asker adamı alıp götürüyorlar orada çatıştırıyorlar. Ve öldürülüyor adam orada yaralanıyor. Sakatlanıp dönüyorlar. Yani gidip bir insan kendini keyif için öldürtür mü? Sakat bıraktırır mı? Mümkün değil. Peki bunu hangi güç yapıyor bunu araştırmak lazım. İşte bu masonluk, masonluğu da yöneten tek bir tane güç vardır. Şeytan.

...

Gece gündüz diyorum ki Türk İslam Birliği kurulsun şu felaket son bulsun. Amerika da çok rahatsız, Rusya da çok rahatsız. Yani onlara bağımsızlık vermesi Rusya'nın, hoşuna gittiğinden değil mecbur olduğu için yaptı Rusya. Amerika da tabi can havliyle orada bir karşı atağa geçti. Buraya, Türk Devleti el koysa bu olaya, Türkiye Türk İslam Birliğinin lideri olarak. Kimse bir şey diyemez buna. Abhazlar zaten bizim kardeşimiz, Çeçenler, Osetinler hep iç içe yaşadığımız kardeşlerimiz. Yani halis Türktür bunlar. Hep Müslüman kardeşlerimiz. Benim dedemin köyünde falan vardı. Biz kardeş, dost, can bilirdik onları, biliyoruz halen de öyle biliyoruz. Aklımızın ucundan geçmezdi hani öyle Abhazlar, Osetinler Türk olarak biliriz. Sorulduğunda biz bunu anlardık duyardık. Kürt kardeşlerim vardı benim, arkadaşlarımın içinde de var, kardeşlerimin içinde de bir sürü Kürt kardeşim var. Çok hoşuma gidiyor, çok seviyorum hepsini inşaAllah. Denge unsuru olarak başka çözüm yok. Çünkü burada hep Türk ve Müslüman çoğunluğu var. Türk ve Müslümanların ne yapması gerektiğine, Türk ve Müslüman bir ülkenin karar vermesi lazım. Yani bu başka türlü Hıristiyan iki ülkenin arasında hallolacak bir konu değil bu. Bıraksınlar bunu Türkiye yapsın. Bunu yaptığında Amerika da bundan faydalanır, Rusya da faydalanır. Biz Rusya'nın asil bir devlet olduğunu biliyoruz. Eski bir devlettir ve güzel insanlardır Ruslar. Amerikalılar da öyle, biz kimsenin mağdur olmasını istemiyoruz. İki taraf da zengin olsun istiyoruz. Ama bu asilliği, bu egoistlikten kurtulmuş ruhu ancak Türk milleti yapabilir.

...

İran Cumhurbaşkanına helal olsun, maşaAllah bak geldi Osmanlı camisinde imamın arkasında durdu, namaz kıldı mükemmel. Aylardan beri anlattığımın uygulaması. MaşaAllah yani iftihar ettim. Çok çok güzel. Ve tam dediğimi de tasdik etmiş oldu. Yani çünkü bu havada kalan bir izah gibi düşünüyordu insanlar. Gerçek olduğunu gördüler. Ne demek istiyor, eğer Türkiye lider olursa ben Türkiye'nin Sünni olmasından rahatsız olmam diyor ve tam anlamıyla uyarım. Bakın imama uydum namaz kıldım aynı şekilde size de uyar itaat ederim ne gerekiyorsa yaparım bunu demek istiyor. Bu kadar tabi, yani bizim için böyle bir sorun yok diyor. Yok Acem bilmem nesi, yok Şii Caferi anlaşamaz, Sünnilerle anlaşamaz, hani anlaşamıyordu, bunlar hep şeytani izahlar. Caferiler son derece takva insanlardır, Şiiler son derece takva insanlardır. İslam'ı, dini çok güzel yaşarlar. Sünniler de aynı şekilde, son derece takva insanlardır. Ayrı ayrı okullar bunlar, hepsi Allah'a yönelmişlerdir. Hepsi ahlak okuludur, hepsi doğru yoldadır. Yani yanlış bir şey yok. Bu fitnenin kazındığını görüyoruz, bu Türk İslam Birliği için büyük bir hamleydi. İran'ın bu tavrı. Türkiye'yi Avrupa teşvik etmeli, Amerika da teşvik etmeli, Rusya da teşvik etmeli Türk İslam Birliği için. İran kuzu gibi olur, hiçbir sorun kalmaz. İsrail için de böyle bir tehlike kalmaz, sıfırlanır böyle bir tehlike. Biz İsrail'in mesela İran Cumhurbaşkanı Ahmedi Nejat beyefendi bir söz etti, dedi ki biz İsrail'i haritadan kazıyacağız. Tabiki bu bir yanlıştı, belki bir heyecanla boş bulunup bu sözü söylemiş olabilir. Niye kazınsın İsrail? Peygamber torunları, Hz. Musa'nın çocukları, İbrahim'in çocukları, Yakup'un çocukları niye kazınsın? Sinagoglarda Allah'a dua ediyorlar, yakarıyorlar, gece gündüz ibadet ediyorlar. Bilakis bilakis tamamen yerleşsinler. Tam bir güvence içinde olsunlar, huzur içinde yaşasınlar. Fabrikalar kursunlar, gidelim biz de orada fabrikalar kuralım, tesisler açalım, kardeş olalım, yakınlaşalım, sofra kuralım, onların kestiği yenir. Sofralarında yemekleri yenir. Ahbaplık, dostluk edilir. Kız alınır, evlenilir. Bu ne demektir bütün hayat iç içe demektir. Ne demektir, kardeşimiz demektir. O zaman haritadan silme diye bir olay olmaz. Haritaya pekiştirme vardır. Birçok şey kökünden hallolacaktır inşaAllah.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN)
RÖPORTAJI (26 Ekim 2008)

Laiklik bir konfordur, Müslüman için çok büyük bir konfordur. Laikliğin olduğu yerde münafık olmuyor, bu çok büyük bir nimet. Yani insanlar fikrini dürüstçe açıklıyorlar, dinsizse ben dinsizim diyor, bu bir mertliktir, samimiyetle açık açık söylüyor. Laikliğin olmadığı yerde münafık türer, o zaman adam dinsiz olduğu halde dindar olduğunu, hatta çok takva olduğunu, adeta bir rol yapıyor gibi, bir sanatçı gibi oyun oynayarak etrafını kandırır. Yani bunu kim ister, bu çok çirkin bir şey. Dinsiz insandır, vatandaşımızdır, birinci sınıf insandır. Gayet normal, dinsiz olabilir ama bunu açıkça söylemesi gerekir. İşte laiklik bu kişinin dinsiz olduğunu açıkça söylemesi hürriyetini sağlar ona. Ayrıca Hıristiyanların da, Musevilerin de çok rahat ve huzur içinde yaşamalarını sağlar. Bu çok önemlidir. Masonlar da bizim vatandaşlarımızdır, Marksistler de bizim vatandaşlarımızdır, hepsi birinci sınıf insandır. Tabiki hür ve bağımsız olarak bu vatanın içersinde, candan bir rahatlık içersinde yaşacaklardır, bu ancak laiklikle mümkün.

...

Laiklik, demokrasi, cumhuriyet kavramları İslam'ın zaten özünde olan şeyler, ben sadece konun anlaşılması için bunu anlatıyorum. Demokratik düşünce, cumhuriyet ve laiklik Kuran'da hakim olan bir yapıdır. Yani diğer din mensuplarına hürriyet tanınır, şefkat vardır, merhamet vardır, fikir özgürlüğü vardır, cumhuriyet anlayışı vardır, diğer insanların, cumhurun huzuru, onların güvenliği esastır, fakat bunların tamamını biz dinde buluyoruz, yoksa Eski Yunan'dan, oradan buradan bunu toplamış değiliz. Eski Yunan, öbür düşünceler bunların hepsi, bunları Hak dinlerden; ya Hıristiyanlıktan ya Musevi kaynaklardan almışlardır, Hak dinler bunları insanlara öğretti.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN İFTAR YEMEĞİ KONUŞMASI
(18 Eylül 2008)

Ermeniler bizim kardeşimiz dostumuz eski sadık kardeşlerimiz. Hatta millet-i sadıka deniyor biliyorsunuz. Osmanlı döneminde milleti sadıka olarak anılırlardı. Yeniden o güzel günlere dönmek istiyoruz. Onlarla kucaklaşmak, kardeşliğimizi pekiştirmek, hatta aradaki sınırı kaldırmak, inşaAllah Türk İslam Birliği içerisinde onların da yer almasını çok arzu ediyoruz, çok istiyoruz. İnşaAllah çok hayırlı ve güzel bir girişimdi Cumhurbaşkanımızın girişimi. Devam eder inşaAllah. Bu tam bir dostluğa, tam bir muhabbete, tam bir kardeşliğe dönüşür. Bu soykırım iddiaları, toprak talebi iddiaları da son derece yersiz, gereksiz. Onlar tamamen eskilerde kalmış düşünceler. Biz onlara haklarımızı helal ediyoruz. Onların da eğer bize geçmiş hakkı varsa helal etsinler. Artık dost olalım, kardeş olalım. Ticarette, sanayide, kültürde, bilimde her şeyde iş birliği içinde olalım. Mutlu, huzurlu güzel yaşayalım.

...

Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan bunların hepsi Türkiye'yle kardeş olan ülkelerdir. Hep bizden koparılmışlardır. Türkiye'nin her yeri Gürcü kaynar, Ermeni kardeşlerimiz burada gelip çalışıyorlar. 30-40 bin Ermeni var Türkiye'de çalışan. Hatta daha da fazla. Biz onlarla iç içeyiz. Ve milleti sadıkadır Ermeniler. Adı üstünde sadık millettir. Tamamen gereksiz, onlar orada hapsedilmişlerdir. Ekonomik yönden de güçsüzler, sıkıntı içindeler. Açılsın oradaki kapılar. Gürcistan'ın da kapıları açılsın, Ermenistan'ın da, Azerbaycan'ın da kapıları açılsın, Türkiye'yle birleşsinler. Güzel bir ittifak oluşsun. Hem ekonomik hem sosyal hem kültürel bilimsel yönden her yönden mükemmel bir gelişme olur. Onlar da çok rahat eder, biz de çok rahat ederiz. Ama bunun sürekli gündemde tutulması ve teklif olarak getirilmesi gerekiyor. Bu düşmanlık politikalarının kalkması gerekiyor. Yani Ermeniler düşman, Rumlar düşman, Suriye düşman, bir ara öyle bir akıl vardı. Rusya düşman, düşman olmayan hiçbir yer yoktu. İçerde de düşmanlar vardı güya. İşte Aleviler düşman, Bektaşiler düşman, Sünniler düşman, bu düşman düşüncesi artık yerine dostluk, sevgi, barış ve kardeşlik şeklinde bir güzellikle bunlar yer değiştiriyorlar, artık yerini bunlar alıyor. Bunun güzel neticelerini yaklaşık on yıl içerisinde alırız benim kanaatim. Alacağız çok da güzel gidiyor Türkiye. Bununla ilgili çok ciddi gelişmeler oldu. Türk İslam Birliği ile ilgili net açık, sarih gelişmeler oldu. İnternet sitemize girerseniz www.harunyahya.org, www.harunyahya.net bunlar çok açık görülecektir. Yani benim gördüğüm yirminin üzerinde büyük, sosyal eylem gerçekleşti Türk İslam Birliği yolunda.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET TELEVİZYONU) RÖPORTAJI (29 Eylül 2008)

İran aslan yatağı, İran bizim medarı iftiharımız, ben İran Cumhuriyeti'nin bütün devletini, milletini, insanlarını çok çok seviyorum, çok da güveniyorum onlara inşaAllah. Onlar hep Mehdi aşığıdır, Ehlibeyt aşığıdır, çok takva, çok değerli, çok yaman bir millettir, çok asil bir millettir Allah'a çok şükür; Ahirzaman'da da çok güzel görevler yapacaklar, Mehdi'nin yardımcıları olacaklar, Mehdi zuhur ettiğinde ona aşkla, muhabbetle sarılacaklar, coşku ve heyecanla onu bekliyorlar, Mehdi'nin, Mehdi sevgisini en güzel ifade edecek kişiler de onlardır söyleyeyim, rivayette var; Basra halkıdır diyor Mehdi'nin diyor kıymetini en iyi bilendir. Yani çok coşkulu bir sevgi gösterecekler göreceksiniz zuhur ettiğinde, çünkü İran'da müthiş bir gerilim meydana gelmiştir Mehdi sevgisinden dolayı, müthiş bir muhabbet meydana gelmiştir. Bu muhabbet adeta bir patlama şeklinde kendini gösterecektir, çok güzel neticelenecektir. İran Cumhurbaşkanı Sayın Ahmedinejat mesela çok mütevazi, çok mazlum, çok insancıl, çok kadirşinas bir insan, bakın ne güzel açıklamalar yaptı son olarak, hiç enaniyeti de yok. Öyle kibirlenme, büyüklenmesi de yok. Mesela güzel bir şey gördüğünde, hayırlı bir şey gördüğünde hemen onu uyguluyor. Mesela, Musevileri güzel onu kucaklıyor, resmi var sakalını... Tabi ki öyle, o çünkü Allah'a boyun eğmiş, Hz. Musa'ya derin bir muhabbetle bağlı bir insan, Hz. Musa'nın şeriatını bırakmamış, iftihar ederiz biz bununla ve Allah'ı çok seviyor ve bütün peygamberleri çok seviyor, biz o insana niye karşı olalım, biz öyle insanın alnını öperiz. Bizim karşı olduğumuz ateist siyonizm'dir ve Sayın Ahmedinejat da aslan gibi çıktı çok güzel bunu açıkladı. MaşaAllah, tebrik ediyorum kendisini. Son günlerdeki demeçleri mükemmel, peşpeşe peşpeşe peşpeşe, hani gönlü çok rahat olsun, çünkü bak ben burdayım, 10 yıl sonra yine görüşeceğiz. Kesinlikle olacak. Yani yüzde yüz eminim İnşaAllah. Yani bir bildiğim de var öyle diyeyim inşaAllah .

SAYIN ADNAN OKTAR'IN İZMİR KANAL 35 RÖPORTAJI

Ehli kitap, Allah'ın bize bir emanetidir. Zaten Ermenistan sınırını açacağız Allah'ın izniyle inşaAllah. Gürcistan'ı da açacağız, Litvanya'yı da, Azerbaycan'ı da, Türkistan'ı da, Irak, Suriye'yi de sınırlarını açacağız, büyük bir Türk İslam Birliği yapacağız Allah'ın izniyle. Önümüzdeki yıllar, zaten bu büyük birlikteliğin, bu muhteşem medeniyetin yılları olacak inşaAllah. Gürül gürül gidişat oraya doğru, hükümeti de bu yönüyle kutluyorum, hakikaten çok güzel faaliyetleri var, daha da hızlandırsınlar, daha da cesur davransınlar. Şu Azerbaycan konusu bir kere hiç bekletilecek bir konu değil, Ermenistan konusu hiç bekletilecek bir şey değil, hemen açalım Ermenistan sınırını, hemen açalım Azerbaycan sınırını, ilk başta bir oradan başlayalım. İnşaAllah bu birliktelik mutluluk, refah, bereket, barış getirecek inşaAllah, çok çok güzel olacaktır. Amerika'nın, Rusya'nın, Çin'in, Avrupa'nın hepsinin lehine, hepsini zengin eder bu sistem.

...

Aleviler bizim canımız ciğerimiz kardeşlerimiz, aleviler aslandır ben söyleyeyim yani böyle yiğittirler, bütün Türk milleti gibi gözü pektirler. Türkiye'nin çimentosudurlar, Tabi Bektaşiler de öyledir, benim iki eniştem de alevi ve Bektaşi idi, ben onları kültürünü çok iyi biliyorum Hacı Bektaş'ta da kaldım bir süre, çok olgun, erdemli, derin düşünen, sevgiye şefkate çok önem veren insan sevgisine, hayvan, bitki sevgisini çok ön plana çıkaran, içli, derin düşünen insanlardır aleviler ve çileye yatkın, acıya yatkın, acı insanıdır onlar ve direnç insanıdır, yiğittirler, o yönüyle bütün bizim milletimiz gibi yiğittirler, Alevilere laf söyletmem Bektaşilere laf söyletmem çünkü ben gözümle gördüm kendim bizzat bunu yaşayan bir insanım onların karakterini kişiliğini gördüm ben ve hakikaten Türkiye'de böyle ılımlı olmayı, sevgi dolu olmayı sağlamada da o kesimin çok büyük bir faydası oluyor çok güzel faydaları oluyor. Bir de son zamanlarda onlara yapılan oyunlar artık tam ters tepti, yani bizim milletimiz bilinçlendi, bu konu artık tam rayına oturdu gibi görünüyor. Bundan sonra öyle bir sorun çıkmaz, yani zannetmiyorum.

...

Alevisi Sünnisi sağcısı solcusu hepimiz kardeşiz ülkemiz süper güzel her yer çok güzel. İnsanlarımız dünyanın en ideal insanları. Büyük Türkiye'nin Türk İslam Birliğinin öncüleriyiz inşaAllah, çok güzel günler bizi bekliyor, iç çatışma bizden kimse beklemesin, bundan sonra sadece birlik ve beraberlik göreceklerdir bu yönde faaliyet yapan herkesi de kutluyorum, başarılı buluyorum hükümetin faaliyetlerini bu konuda da inşaAllah, inşaAllah çok güzel neticeler alınacak. Alevi kardeşlerimizi de canımız gibi seviyoruz, onlar bizim aslanlarımız maşaAllah.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN KUDÜS GAZETESİ RÖPORTAJI

Bir kere yeryüzünde Hıristiyanlar olması, Museviler olması Müslümanlar için büyük bir nimet, olmayabilirlerdi. Onlar da ateist, onlar da dinsiz olabilirlerdi. Ama Allah bir nimet olarak onlara iman nasip etmiş, Hıristiyanlar Hz. İsa'ya karşı derin bir sevgi duyuyorlar, Museviler Hz. Musa'ya karşı derin bir sevgi duyuyorlar. Tabiki tahrif olmuş dinlerdir ve Kuran o tahrifat neticesinde meydana gelen eksiklikleri de bu din mensuplarına bildirmiştir. Kuran'da Hıristiyanlıkta ve Musevilikteki eksik yönler ve yanlış yönler bildirilmiştir. Dolayısıyla Hıristiyanlar da eski İslam dini mensubu olduğu için onlar da bizim kardeşlerimizdir. Onlara sevgiyle, şefkatle yaklaşmamız gerekiyor. Onları böyle dışlayan tavırdan şiddetle kaçınmamız gerekiyor. Omuz omuza dinsizliğe karşı, ateizme ve Darwinizm'e karşı mücadele etmemiz gerekiyor.


SAYIN ADNAN OKTAR'IN GECE TV (TOKAT)
RÖPORTAJI (Eylül 2008)

Ermeniler çok güzel insanlardır. Böyle ruhu temiz, sevecen, sanatçı insanlardır. Osmanlı döneminde de hep böyle olmuştur, hep güvenilir bir tebaa olmuştur, güvenilir insanlar olmuşlardır. Biliyorsunuz Ermeni paşalarımız vardı, siyasetçilerimiz vardı, doktorlar, sanatçılar hepsi vardı. Ne zamana kadar, Darwinizm ortaya çıkıncaya kadar. Darwinizm ortaya çıktıktan sonra bir azgınlık, bir ırkçılık, romantik milliyetçilik çağı başladı ve komünist düşünce çağı başladı. Orada şeytan ağırlığını koydu işte ve bizi Ermeni kardeşlerimizden ayırmış oldular. Bu güzellikten bizleri mahrum etmiş oldular. Halbuki iç içe, çok mutlu, güzel yaşadığımız insanlardı Ermeniler. Ve hiçbir zaman için millet olarak Ermenilere kalbimizde bir buğuz duymayız biz Türk Milleti olarak, onlar da bize duymazlar. Kimdir bu azgınlığı yapan, masonlar. Mason teşkilatı, dünyayı örümcek ağı gibi sarmıştır.

Geçmişte olanlar için herkes hakkını helal etsin, geçmişi artık unutalım. O Darwinizmin, fitnenin getirdiği bir kabustu, bir akılsızca mantıktı ve o devirde gereksiz yere Müslümanlarla Ermenileri birbirine bir düşman haline getirdiler adeta, bazı yerlerde. Fakat o karanlık çağ artık kapandı, o yok oldu. Bir daha dönmemek üzere yok oldu inşaALLAH. Ermenilerin Türklere karşı yaptığı, mesela Hocalı Katliamı veyahut Güneydoğu'da veyahut Güney'de o bölgede de Ermenilerin yaptığı iddia edilen katliamlar var. Onu Ermeni Milleti yapmaz, onu masonlar zorla ve cebren yaptırmışlardır ve biz de hakkımızı gani gani helal ediyoruz. Öyle bizim kin ve intikam hissimiz yok. Eğer onların da bizlere hakkı geçtiyse onlar da onu helal etsinler. Konu inşaALLAH yepyeni, güzel bir başlangıçta, yeniden en güzel şekline gelecek inşaALLAH.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN ADANA CRT TV
RÖPORTAJI (30 Eylül 2008)


Şeytandan Allah'a sığınırım. Müslümanlar için "Kurşunla kaynatılmış binalar gibidirler" der Allah, lehimlenmiş gibi birarada olacağız inşaAllah. Sağcı-solcu, alevi, kürt, laz, çerkez, sünni hiç fark etmez, hepimiz kardeşiz, hepimiz Allah'ın kuluyuz, Allah hepimize bir yol göstertmiş, herkesin fikrine saygı duyacağız AMA BİRLİK VE BERABERLİK ESASTIR. Allah'ı sevenler, Allah yolunda hareket edenler, tabi ki bu vatanın daha iyi olması için, daha güzel olması için gayret ediyorlar ve edecekler.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI
(20 Temmuz 2008)

Bizim Türkiyemizin insanları çok sevgi doludur. Sevgiden, dostluktan, kardeşlikten şiddetli haz alırlar. Ama bir sevgisizlik hakim biraz, yani böyle sanki kavgaya daha açık, şüpheye daha açık, sanki birbirlerine oh olsun demekten zevk alan bir ruha girdi bir kısmı, hemen toparlanalım. Kardeşiz, çok çok güzel bir ülkede yaşıyoruz. Yani nefis güzel, sevgi bağıyla birbirimize, dostluk bağıyla tam kilitlenelim. Hiç fark etmez, sağcı olabiliriz, solcu olabiliriz, özellikle alevi Sünni ayrımı yani tam bir rezalet. Yani burada meydana gelen kin ve öfke, kim yapıyorsa, hangi şaşkın yapıyorsa, bu tarif edilecek  gibi değil. Çünkü Allah'ımız bir,  kitabımız bir, peygamberimiz bir, kıblemiz bir, yani inanılır gibi değil bu. Ama velev ki ateist bile olsa Allah onu öyle yaratmış, vardır bir hayır, yani hidayeti veren Allah, ben hidayet vermedim diyor Allah bir kısmına, bir kısmına da hidayet verdim diyor o Allah'ın takdiri, ama o insan çıkmış mertçe açıkça söylüyor ben inanmıyorum diyor. Ne var bunda inanmıyorsa Kuran'da da var bu, böyle insanlar yaratacağını söylüyor Allah, biz de ondan ibret alırız, o kardeşimizi kurtarmaya çalışırız. Onu da kardeşimiz olarak görürüz. Onun  iyiliği için gayret ederiz. Dolayısıyla bir kin ve nefret ve mücadeleye gerek yok. Yani özetle birbirimize karşı  dostluk ve sevgi bağımızın çok güçlenmesi gerekiyor. Dışarıda selamlaşalım, birbirimize güler yüz gösterelim.  Herkes herkese karşı kardeş olsun, kardeşçe baksın, bunu istiyorum, bu ayrı gayrı kalksın ama, fıtrat olarak, ruh olarak  Türk milleti müthiş yatkın buna.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV RÖPORTAJI
(23 Nisan 2008)

Mezhep ayrımları, hanefi, sünni, şafi hiçbir ayrım yapmadan MÜSLÜMANLAR BİRBİRLERİNİ ÇOK SEVSİNLER, KARDEŞ OLSUNLAR. Hepimiz Aynı Allah'a inanıyoruz, Aynı peygambere inanıyoruz, aynı kıbleye dönüyoruz, aynı peygamberleri seviyoruz aynı melekleri seviyoruz her şeyimiz aynı, bu tarz detaylarla bölünmeye kalkmak hatta düşman olmak, şeytanın oyununa gelmek olur. Sakın böyle bir şey olmasın. Hepimiz samimi candan inşaAllah müslümanlarız. Candan kardeşleriz.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN AL-BAGHDADI TV RÖPORTAJI
(29 Haziran 2008)

Ben ehli sünnet mezhebine mensubum, Hanefiyim. Fakat Şii kardeşlerimi, çok takva, çok mükemmel buluyorum. Çok iyi insanlar olarak buluyorum. Halis müslümanlar olarak buluyorum. Aynı şekilde Vahabi olan kardeşlerimi de son derece takva, son derece dindar, dini çok güzel yaşayan insanlar olarak görüyorum. Yani sanki biz bir okulun talabeleri gibiyiz. Ama aynı okulun talebesiyiz. Yani aynı amaca hizmet ediyoruz. Çünkü Allah'ımız bir, kitabımız bir, kıblemiz bir. Aynı peygambere inanıyoruz, aynı peygamberlere inanıyoruz. Her şeyimiz aynı. Sadece bir takvada yarışma var. Takvada yarışıyoruz. ONUN İÇİN YANİ MEZHEP AYRIMINDAN KAYNAKLANAN MÜSLÜMANLARA KARŞI MESAFELİ OLMA TAM BIR FİTNEDİR. Samimi Müslümanın aslı yapmayacağı bir şeydir. Yani ben bakıyorum mesela Şii kardeşlerime son derece takvalar, Vahabi kardeşlerime bakıyorum son derece takvalar, ne demek mezhep ayrımı? Ne demek onları garipsemek? Çok çok acayip bir şey bu, ancak müslümanlar takvada yarışabilirler. Kuran'da belirtiyor Allah, takvada yarışma vardır. TAKVADA YARIŞIRIZ AMA HEPSİ CANDAN SEVDİĞİMİZ MÜKEMMEL MÜSLÜMAN OLAN KARDEŞLERİMİZDİR.

SAYIN ADNAN OKTAR'IN AL-BAGHDADI TV RÖPORTAJI
(5 Ağustos 2008)

MEZHEP AYRILIKLARINI BİR KERE ORTADAN KALDIRMAK LAZIM, bu çok büyük vicdansızlık, Vahabilik, Şiilik, Sünnilik hepsi kardeş mezheplerdir. Hep içiçeyiz. Hep kardeşiz. SAKIN HA SAKIN MEZHEP AYRILIĞI VAR DİYE BİR DÜŞMANLIK MÜSLÜMANLAR BİRBİRLERİNE YAPMASINLAR. Hepsi takva mezheplerdir. Hepsi dine titiz olan mezheplerdir. Hiç ayrımız, gayrımız yok. Hepimiz aynı Allah'a inanıyoruz. Aynı peygambere inanıyoruz. Aynı kıbleye dönüyoruz. Aynı peygamberleri seviyoruz. Her şeyimiz aşağı yukarı aynı. Teferruattaki bu ayrılıklardan dolayı böyle bir muhalefet ruhu çok çok çirkin olur. Şeytanın oyununa gelmek olur. Buna şiddetle dikkat etmeleri lazım kardeşlerimizin

SAYIN ADNAN OKTAR'IN TIMETÜRK RÖPORTAJI
(24 Temmuz 2008)

ALLAH'IMIZ BİR, KİTABIMIZ BİR, KIBLEMİZ BİR, HER ŞEYİMİZ BİR, AYNI PEYGAMBERLERE İNANIYORUZ, AYNI MELEKLERİ SEVİYORUZ. YANİ TAMAMEN SUNİ BİR AYRICALIK VAR. HALBUKİ İNSANIN MEZHEBİ AYRI OLUR, AİLELERİMİZ DE AYRI AMA BİRBİRİMİZİ SEVİYORUZ. BİZ DOSTUZ, KARDEŞİZ, BUNUN ORTADAN KALKMASI LAZIM. Said Nursi buna çok dikkat çekmiş, ihtilaf diyor, ihtilaf bi de zaruretler, insanların maddi ihtiyaçlardan kaynaklanan bel bükmeleri, boyun bükmeleri. Halbuki Müslüman açlıktan ölmez, hiçbir şey de olmaz. Allah'a tevekkül edip, Allah'ın yolunda Allah'ın rızası için gayret etmesi gerekir. AMA EN ÖNEMLİ KONU SEVGİ, MÜSLÜMANLARIN BİRBİRİNİ SEVMESİ Hatta Allah'ın yarattığı her şeye karşı şefkat duymak. Yani dinsiz de olsa ona şefkat duyup onu kurtarmaya, korumaya çalışmalı

 

ANA SAYFA

Yazar Hakkında - Diğer Siteler - Email - Üye Ol

BU SİTE HARUN YAHYA'NIN ESERLERİNDEN FAYDALANILARAK HAZIRLANMIŞTIR.
www.harunyahya.org